http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Tekirdağ siyasetinde taşlar yerinden oynuyor. CHP’den yeni parti arayışlarına, son dönemde ise AK Parti’ye yönelen siyasi hareketlilik kulisleri yeniden hareketlendirdi. Gözler ise bu sürecin merkezindeki isimlerden biri olarak gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer’e çevrildi.

Tekirdağ’da CHP cephesinde son dönemde yaşanan gelişmeler, parti içerisindeki siyasi dengeleri tartışmaya açtı. Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu’nun 2025 yılında CHP’den ayrılması ve sonrasında AK Parti’ye katılması, tartışmaların yeni bir boyut kazanmasına neden oldu.
Başoğlu’nun AK Parti saflarına geçmesinin ardından gözler şimdi CHP’li diğer belediye başkanlarına çevrildi. Kulislerde Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay ile Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan’ın da siyasi gelecekleri konusunda farklı senaryolar konuşuluyor.
Ancak bunların şu aşamada kulis iddiası ve siyasi değerlendirme düzeyinde olduğu, herhangi bir kesinleşmiş parti değişikliğinin bulunmadığı özellikle vurgulanıyor.
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer’in göreve geldiği günden bu yana CHP içerisindeki belediye başkanları ve parti tabanıyla ilişkileri de siyaset kulislerinin gündeminden düşmüyor.
Özellikle belediye meclis toplantılarında yaşanan siyasi tartışmalar ve büyükşehir ile ilçe belediyeleri arasındaki görüş ayrılıkları, CHP içerisinde zaman zaman rahatsızlıkların dile getirilmesine neden oluyor.
Eleştirilerin merkezindeki soru ise şu:
TEKİRDAĞ SİYASETİNDE GERİ PLANA İTİLMEK CANDAN’A AĞIR MI GELDİ?
Büyükşehir Belediye Başkanı, kendi partisinin belediye başkanlarıyla daha güçlü bir siyasi dayanışma kurmak yerine neden sürekli tartışmaların odağında kalıyor?
Tekirdağ siyasetinin Ankara’da geri plana itilmiş görüntüsü, siyasette güçlü bir aktör olma iddiasındaki Candan Yüceer açısından elbette kolay bir tablo değil. Ancak siyasi ağırlığın yalnızca makamla değil; teşkilatla kurulan bağ, ortak akıl ve sahadaki karşılıkla ölçüldüğü de unutulmamalı. Tekirdağ’da CHP içindeki son gelişmeler, “Ben merkezli siyaset mi, ortak akıl mı?” tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.

Yüceer yönetiminin “Candan Belediyecilik” anlayışıyla yürüttüğü belediye hizmetleri de siyasi tartışmanın bir başka başlığını oluşturuyor.
Muhalif çevreler, Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet ve proje performansının Tekirdağ’ın beklentilerini karşılamadığını savunurken, belediye yönetimi ise çalışmalarını sürdürdüğünü belirtiyor.
Siyasette ise hizmet tartışmasına bir de parti içi iletişim ve siyasi yönetim tartışması eklenmiş durumda.
Tartışmaların sürdüğü bir dönemde Candan Yüceer’in CHP’nin kurultay sürecine ilişkin açıklamasında kullandığı ifadeler de dikkat çekti.
Yüceer, CHP’nin Atatürk’ün emaneti olduğunu vurgulayarak, parti içerisinde makam ve koltuk üzerinden hareket etmediklerini söyledi.
“Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Özümüzle, sözümüzle, öyle rozetle değil, makamla, koltukla da değil.”
Yüceer ayrıca, “CHP’nin emanetine, Atatürk’ün emanetine sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullanarak siyasi duruşlarından geri adım atmayacaklarını belirtti.
İşte tam burada Lambadaki Cin’in sorusu geliyor:
CHP’nin Atatürk’ün emaneti olduğunu söylemek güzel de, peki partinin Tekirdağ teşkilatındaki siyasi bütünlüğünü korumak da bu emanetin bir parçası değil mi?
Bir belediye başkanı kendi partisinin belediye başkanlarıyla ne kadar uyumlu?
Parti tabanı kendisini ne kadar sahipleniyor?
Ve en önemlisi…
CHP’den kopuşlar yaşanırken, siyasi sorumluluk sadece “biz yolumuzdan dönmeyiz” demekle mi sınırlı kalmalı?
Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu’nun AK Parti’ye geçmesiyle başlayan yeni tablo, Tekirdağ CHP’sinde gelecek döneme ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Kulislerde Vahap Akay ve Abdül Taşyasan’ın isimlerinin konuşulması ise CHP açısından siyasi alarm zillerinin çaldığı şeklinde yorumlanıyor.
Fakat siyaset kulislerinde konuşulan her senaryo gerçekleşecek diye bir kural yok.
Bugünün dedikodusu yarının haberi olabilir…
Ama bazen de sadece kulis dedikodusu olarak kalabilir.
Tekirdağ siyasetinde CHP açısından asıl mesele, kimlerin hangi partiye geçeceğinden çok, partinin kendi içerisindeki birlik ve beraberliğini yeniden sağlayıp sağlayamayacağı.
Candan Yüceer açısından ise önümüzdeki dönem yalnızca belediye hizmetleriyle değil, siyasi liderlik ve parti içi ilişkilerle de değerlendirilecek.
Çünkü siyaset sadece koltukta oturmak değil…
O koltuğun etrafında insanları bir arada tutabilme sanatıdır.
Ve Lambadaki Cin son cümleyi bırakır:
“CANDAN ENDİŞE!”
Candan Yüceer şimdilik “CHP’deyim” dese de kendisine yeni bir parti arayışında olduğu konuşuluyor. Yeni Parti’ye geçer mi? Geçerse akıbeti ne olur? Yoksa Ak Parti’ye geçip aklanma yolunu mu seçer merakla bekliyoruz.
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
GÜNDEM
2 gün önceGENEL
2 gün önceGÜNDEM
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8326 kez okundu
2
TEKİRDAĞ BELEDİYESİ’NDE ÇİFTE ŞOK!VALİLİK HAREKETE GEÇTİ: İKİ ÜST DÜZEY İSİM GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
7269 kez okundu
3
HAVASI ÇABUK SÖNDÜ: “ŞİŞİRİLMİŞ BALON” GERÇEKLERLE PATLADI!
5726 kez okundu
4
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
5174 kez okundu
5
CÜNEYT YÜKSEL SESSİZLİĞİNİ BOZDU
4926 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.