12 Ağustos 2026 Çarşamba

Dün “Baba Ocağı”, bugün yeni yol! Siyasette adres değişir, halkın hafızası değişmez.
Lambadaki Cin yine çıktı! Bu kez konu, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar’ın CHP’den ayrılarak Özgür Özel öncülüğünde şekillenen yeni siyasi oluşumda yol yürüme kararının ardından ortaya çıkan siyasi tablo.
Nallar’ın “Başkanımla beraber yolda yürümeye karar verdim” sözleri, aslında kararını büyük ölçüde ortaya koyuyor. Henüz resmi istifa gelmemiş olsa da siyasette valiz hazırlanmış, kapıya dayanmış gibi.
Ama asıl soru şu: Bir siyasetçi siyasi adresini değiştirdiğinde, kendisine oy veren seçmeni de yanında götürebilir mi?

Volkan Nallar’ın geçmişte Candan Yüceer ile yaşadığı siyasi gerilimler kamuoyunun hafızasında. Dün “engelleniyorum”, “hizmet alamıyorum” tartışmaları yapılırken, bugün yeni bir siyasi yol ve yeni yol arkadaşlıklarından söz edilmesi elbette vatandaşın kafasında soru işareti yaratıyor.
Siyaset değişir, insanlar barışır, ittifaklar değişir. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak halkın hafızası değişmez.
Vatandaşın sorusu da çok basit:
“Başkan, dün söylediklerin mi doğruydu, bugün söylediklerin mi?”

2,5 YILIN FATURASI: VOLKAN NALLAR’A CHP TABANINDAN SERT ELEŞTİRİ
“GİDİYORSA PARTİMİZ İÇİN ŞANSTIR”
CHP tabanında Nallar’ın olası ayrılığına ilişkin yapılan bazı eleştiriler oldukça dikkat çekici. Partililer arasında, Nallar’ın uzun süredir başarısız, sürekli şikâyet eden ve Süleymanpaşa’nın sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kalan bir belediye başkanı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Bazı CHP’lilerin, “Volkan Nallar’ın CHP’den gidecek olması partimiz için bir şanstır” şeklindeki yorumları dikkat çekerken, bir başka grup partili ise yaklaşık 2,5 yıllık belediye başkanlığı döneminde yeterli hizmet ortaya konulamadığını savunuyor.
Hatta CHP tabanında, “2,5 yıldır Süleymanpaşa’da doğru düzgün bir hizmeti olmayan biri zaten partimize zarar veriyordu” şeklindeki değerlendirmelerin yapılması, tartışmanın yalnızca parti değişikliğinden ibaret olmadığını gösteriyor.
CHP’DEN NALLAR’A SERT MESAJ: “2,5 YILDIR NE YAPTIN?”
Burada asıl dikkat çekici nokta şu: CHP tabanındaki eleştiriler yalnızca “Neden parti değiştiriyor?” sorusu üzerinden yükselmiyor. Asıl tartışma, Nallar’ın Süleymanpaşa’daki belediye başkanlığı performansı üzerinden yürütülüyor.
Yani bazı CHP’liler açısından mesele, “Nereye gidiyor?” değil, “Bugüne kadar ne yaptı?” sorusuna dönüşmüş durumda.
Siyasette bu önemli bir ayrım.
Çünkü bir belediye başkanının parti değiştirmesi elbette siyasi bir tercihtir. Ancak seçmen açısından asıl değerlendirme, görev süresinde ortaya koyduğu hizmetler, verdiği sözler ve kentte bıraktığı iz üzerinden yapılır.

Bence mesele parti değiştirmekten çok daha büyük. Bir siyasetçi elbette siyasi tercihini değiştirebilir. Ancak seçildiği partiyle yollarını ayırdığında, o makamın da sorgulanması gerekir.
Çünkü belediye başkanlığı kişisel bir mülk değil, halkın emanetidir.
Partini değiştiriyorsan, en doğru ve en onurlu yol makamını da bırakmaktır. İstifa edersin, yeni partinin kapısından girersin, sonra yeniden halkın karşısına çıkarsın.
Halk seni yeniden seçerse, kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.
Eğer Volkan Nallar’ın yeni siyasi tercihi Süleymanpaşa’ya daha fazla hizmet getirecekse, geçmişteki siyasi gerilimler sona erecek ve bunun karşılığında vatandaş kazanacaksa, buna kim itiraz eder?
Vatandaş siyasetçilerin kavgasını değil; yol, su, altyapı, ulaşım ve hizmet görmek istiyor.
Dolayısıyla mesele kimin kiminle yürüdüğü değil, bu yürüyüşün Süleymanpaşa’yı nereye götüreceğidir.
“YENİ PARTİ” BLÖFÜ MÜ, AK PARTİ’YE SİYASİ KANAL MI?
Aslında Volkan Nallar, AK Parti’ye geçmek için siyasi bir kanal mı arıyor? “Yeni Parti’ye geçiyorum” diyerek bir blöf mü yapıyor? (Siyaseten TEKLİFLERE AÇIĞIM DURUMU!)
Öyle görünüyor ki Nallar, CHP siyasetinde Ankara Genel Merkezi’nde kendisine eskisi kadar ilgi olmadığını biraz geç fark etmiş.
Kısacası siyaseten “ORTADA KALMAK” tabiri tam da şuan Volkan Nallar’ın bulunduğu durumu tarif ediyor.
Şimdi ise siyasi geleceği için yeni bir rota arıyor.
Lambadaki Cin soruyor: Yeni Parti gerçekten hedef mi, yoksa asıl hedefe (Ak Parti) giden bir siyasi manevra mı?
Sayın Başkan…
Partiniz değişebilir. Lideriniz değişebilir. Yol arkadaşlarınız değişebilir. Ama size oy veren insanların güveni öyle kolay değişmez.
Yeni bir siyasi yola çıkacaksanız çıkın. Ancak unutmayın:
O yolun sonunda yine sandık var.
Ve sandığın anahtarı siyasetçide değil, halkın elinde.
Lambadaki Cin’in sözü de belli:
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz

Kubilay Uygun, 1995 genel seçimlerinde Bülent Ecevit’in liderliğindeki DSP’den Afyonkarahisar milletvekili seçildi. 1995-1999 arasındaki milletvekilliği döneminde birden fazla kez parti değiştirmesi nedeniyle Türk siyasi tarihine “Fırıldak Kubi” lakabıyla geçti.
Siyasi parti değişiklikleri, dönemin en çok tartışılan konularından biri olurken Uygun’un adı, siyasi sadakat, seçmen iradesi ve milletvekillerinin parti değiştirmesi tartışmalarının sembol isimlerinden biri haline geldi.
Milletvekilliği sonrasında siyasetteki görünürlüğü büyük ölçüde azalan Uygun, 2016 yılında İstanbul’da bir otel odasında hayatını kaybetti. Ölümü intihar olarak haberleştirildi.
Bugün “Fırıldak Kubi” adı, yalnızca bir siyasetçiyi değil, siyasi adres değiştirmelerinin demokrasi ve seçmen iradesi açısından yarattığı tartışmayı ifade eden bir siyasi hafıza olarak kullanılmaya devam ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yapılan son oylama, siyasi partilerin pozisyonlarını yeniden tartışmaya açtı. 467 milletvekilinin “evet”, 87 milletvekilinin ise “hayır” oyu verdiği oylamada ortaya çıkan tablo, özellikle iktidara alternatif olma iddiasıyla yola çıkan Yeni Parti açısından dikkat çekici soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Oylamada iktidar kanadının yanı sıra farklı muhalefet partilerinden de “evet” oylarının çıkması, siyasi kulislerde tartışmaların fitilini ateşledi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “evet” yönündeki tavrı dikkat çekerken, parti içerisinde bu karara katılmayan milletvekillerinin bulunması da parti içindeki görüş farklılıklarını gündeme taşıdı.
Bazı milletvekillerinin “hayır” oyu kullanması, bazılarının ise oylamaya katılmaması, “Yeni Parti’de daha yolun başında farklı siyasi kanatlar mı oluşuyor?” sorusunu beraberinde getirdi.

Yeni Parti’nin temel siyasi iddiası, iktidara alternatif olmak ve farklı bir muhalefet anlayışı ortaya koymak. Ancak siyasette yalnızca söylemler değil, Meclis Genel Kurulu’nda kullanılan oylar da siyasi duruşun önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Vatandaşın önündeki soru ise oldukça net:
“Nerede duruyorsunuz, hangi konuda kiminle aynı safta yer alıyorsunuz?”
Özellikle terör ve güvenlik gibi toplumun hassas olduğu başlıklarda partilerin alacağı kararların, seçmen nezdinde daha dikkatli değerlendirileceği belirtiliyor.
Elbette Türkiye’de terörün sona ermesi, yeni şehitlerin verilmemesi ve toplumsal huzurun güçlenmesi herkesin ortak beklentisi.
Ancak tartışmanın düğümlendiği nokta, terörün sona erdirilmesi için hangi hukuki ve siyasi adımların atılacağı.
Vatandaşın kafasındaki soru da burada ortaya çıkıyor:
Terörle mücadele ile terör suçları nedeniyle hüküm giymiş kişiler konusunda atılacak adımların sınırı nerede başlayıp nerede bitecek?
Siyasi partilerin bu konuda topluma açık ve net cevap vermesi bekleniyor.

Genel Başkanın “evet” dediği kritik bir oylamada parti içerisinden farklı yönde oyların çıkması, Yeni Parti açısından şimdilik küçük bir ayrıntı gibi görülebilir.
Ancak yeni kurulan veya yapılanma sürecindeki siyasi hareketlerde bu tür farklılıklar yakından takip edilir. Bugün tek bir başlıkta ortaya çıkan görüş ayrılığı, yarın başka konularda daha belirgin hale gelebilir.
Bu nedenle gözler şimdi Yeni Parti yönetiminde.
Parti tek bir siyasi irade etrafında mı hareket edecek, yoksa farklı görüşlerin bir arada bulunduğu bir yapı mı olacak?
Artık seçmen, siyasi partilerin yalnızca “muhalefetiz” demesinden çok daha fazlasını görmek istiyor.
Hangi konuda ne düşündüklerini, hangi kararı neden aldıklarını ve hangi kırmızı çizgileri olduğunu bilmek istiyor.
Çünkü siyasi partiler açısından özellikle kritik Meclis oylamaları, verilen sözlerin ve yapılan açıklamaların gerçek hayattaki karşılığını ortaya koyuyor.

Yeni Parti’ye katılan siyasetçiler açısından da bundan sonraki süreç önemli. Yeni bir siyasi oluşum içerisinde yer almak yalnızca parti rozetini taşımak anlamına gelmiyor; alınan her kararın siyasi sorumluluğunu da üstlenmek anlamına geliyor.
Bugün alınan bir kararın siyasi sonuçları yarın ortaya çıktığında, seçmenin hafızasının devreye girmesi kaçınılmaz.
Çünkü siyaset unutmaz, seçmen unutmaz, sandık hiç unutmaz.
Türkiye’nin terörden arındırılması konusunda kimsenin farklı bir beklentisi yok. Asıl mesele, bu hedefe ulaşılırken hangi yöntemlerin ve hangi hukuki adımların uygulanacağı.
Gazi Meclis’teki son oylama bu nedenle sıradan bir oylamanın ötesinde siyasi tartışma yarattı.
Yeni Parti açısından ise ilk ciddi sınavlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Benden söylemesi…
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz

AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Av. Ali Gümüş, partisinin çeyrek asırlık siyasi geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır” mesajı verdi.

AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” anlayışıyla kurulduğunu belirten Gümüş, partinin siyasi istikrarsızlık, ekonomik krizler, vesayet ve yasakların yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde milletin değişim iradesinin temsilcisi olarak ortaya çıktığını ifade etti.
Gümüş, AK Parti’nin kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra iktidara geldiğini hatırlatarak, 3 Kasım 2002 seçimleriyle başlayan sürecin Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kapsamlı bir dönüşüm dönemine dönüştüğünü söyledi.

Çeyrek asırlık süreçte çok sayıda siyasi ve ekonomik krizle karşı karşıya kaldıklarını belirten Gümüş, kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık sürecine, terör saldırılarından 15 Temmuz darbe girişimine kadar birçok sınamayla mücadele ettiklerini dile getirdi.
Gümüş, “Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık” dedi.
Açıklamasında AK Parti hükümetleri döneminde sağlık, eğitim, ulaşım, konut ve sosyal destek alanlarında gerçekleştirildiği belirtilen yatırımlara da geniş yer veren Gümüş, Türkiye’nin altyapısının güçlendirildiğini, şehir hastaneleri, hızlı tren hatları, köprüler, tüneller ve havalimanları gibi büyük projelerin hayata geçirildiğini ifade etti.
TOKİ aracılığıyla milyonlarca vatandaşın konut sahibi olduğunu belirten Gümüş, 81 ilin tamamının üniversiteyle buluşturulduğunu ve sosyal devlet uygulamalarının genişletildiğini söyledi.

Türkiye’nin savunma sanayiinde önemli bir dönüşüm yaşadığını savunan Gümüş, Togg, İHA ve SİHA’lar, Bayraktar TB2, Akıncı, HÜRJET, KAAN, ATAK, Gökbey ve TCG Anadolu gibi projeleri örnek gösterdi.
Gümüş, Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilen ve dost ülkelere de katkı sunan bir ülke konumuna geldiğini ifade etti.
Uzay çalışmalarına da değinen Gümüş, Türkiye’nin ilk astronotunu uzaya gönderdiğini ve Türksat 6A ile uzay alanındaki çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde ise 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatın 270 milyar doların üzerine çıkarıldığını belirten Gümüş, sanayici, esnaf, çiftçi ve girişimcilere yönelik desteklerle üretim ve istihdamın güçlendirildiğini kaydetti.
Enerji alanında Karadeniz doğal gazı, Gabar petrolü, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hatırlatan Gümüş, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda ilerlediğini söyledi.
AK Parti’nin resmi verilere göre 11 milyon 709 bin 913 üyeyle Türkiye’nin en büyük siyasi partisi olduğunu belirten Gümüş, bu rakamın teşkilatların ve partiye gönül verenlerin desteğinin göstergesi olduğunu ifade etti.
Ancak asıl gücün üye sayısından değil, milletle kurulan gönül bağından geldiğini vurgulayan Gümüş, 25 yıllık süreçte görev yapan teşkilat mensuplarına teşekkür ederek hayatını kaybeden dava arkadaşlarını da rahmet ve minnetle andı.

Çeyrek asırlık birikimi geçmişin hatırası olarak değil, geleceğin temeli olarak gördüklerini söyleyen Gümüş, önceliklerinin Türkiye Yüzyılı hedefleri olduğunu belirtti.
Gümüş, “Terörsüz Türkiye kazanımını kalıcı hâle getiren, sivil ve özgürlükçü anayasasıyla demokrasisini güçlendirmiş, yüksek teknolojide öncü, ekonomide daha güçlü, enerjide ve savunmada tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü kapsamında 81 ilde çeşitli programlar düzenleneceğini belirten Gümüş, kutlamaların 14 Ağustos 2026 Cuma günü Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek büyük buluşmayla taçlandırılacağını açıkladı.
Gümüş, vatandaşları 25 yıllık siyasi mücadele ve hizmet yolculuğunun coşkusunu paylaşmaya davet ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır.”
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
Ergene’nin sahip olduğu üretim gücünün ilçenin en önemli değerlerinden biri olduğunu belirten Başkan Müge Yıldız Topak, sanayi ile tarımın aynı bölgede güçlü şekilde varlık gösterdiğini söyledi.
Topak, “Biz çok güzel ve çok özel bir coğrafyada yaşıyoruz. Ergene’miz hem sanayisiyle hem de tarımıyla üreten, büyüyen ve kalkınan bir bölge. Bir tarafta fabrikalarımız, üretim tesislerimiz ve çalışanlarımız; diğer tarafta bereketli topraklarımız, çiftçilerimiz ve alın teriyle üretmeye devam eden üreticilerimiz var. Bizim görevimiz de bu iki büyük değerimize sahip çıkmak” dedi.
Topak, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, “Toprak ekmektir, emektir, alın teridir. Bir ailenin geçimi, bir ülkenin geleceğidir. Onun için her zaman söylüyorum; çiftçimiz, üreticimiz güçlüyse Türkiye güçlüdür” ifadelerini kullandı.

Ergene Belediyesi olarak üreticilerin çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla sahada olduklarını belirten Topak, özellikle tarla yollarında yürütülen bakım ve iyileştirme çalışmalarına dikkat çekti.
Çiftçilerin tarlalarına daha güvenli ve rahat ulaşabilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Topak, yangın risklerine karşı da ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti.
Topak, “İmkânlarımız ölçüsünde üreticimizin yükünü hafifletecek her çalışmanın içerisinde olmaya devam edeceğiz” dedi.

Başkan Topak, Ergene Belediyesi’nin yalnızca üreticiye destek olmadığını, aynı zamanda kendi arazilerinde üretim gerçekleştirdiğini de açıkladı.
Belediyeye ait 80 dönümlük tarım arazisinde ata tohumu Siyez Buğdayı yetiştirildiğini ve hasadın tamamlandığını belirten Topak, elde edilen ürünün un haline getirilerek Ergeneli vatandaşlara ücretsiz ulaştırılacağını söyledi.
Topak, “Biz aynı zamanda üreten bir belediyeyiz. Üretmenin yanında paylaşmanın da çok kıymetli olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

Fuarda çiftçilerin işini kolaylaştıracak yeni makinelerin, sistemlerin ve teknolojilerin sergilendiğine dikkat çeken Topak, organizasyonun Trakya tarımına ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.
Başkan Müge Yıldız Topak, 19. Çorlu Tarımtech Fuarı’nın Çorlu, Ergene, Tekirdağ ve tüm üreticiler için hayırlı olmasını dileyerek, fuarın bereketli ve bol kazançlı geçmesi temennisinde bulundu.
Tarımın kalbinin attığı Trakya’da mesaj net: Üreten güçlenirse, bölge de ülke de güçlenir.

Süleymanpaşa, yazın en iddialı organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Süleymanpaşa Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek KUMFEST Uluslararası Spor ve Müzik Festivali, sporu, müziği ve eğlenceyi Kumbağ sahilinde buluşturacak.
Üç gün boyunca devam edecek festivalde 12 ülkeden elit sporcular, uluslararası müzik toplulukları, DJ performansları ve birbirinden renkli etkinlikler yer alacak.
Kumbağ, üç gün boyunca adeta uluslararası bir festival arenasına dönüşecek.

Festival heyecanı 10 Ağustos Pazartesi günü saat 19.00’da başlayacak.
Kumbağ Limanı’ndan hareket edecek festival korteji, 12 farklı ülkeden gelen sporcuları ve vatandaşları bir araya getirerek uluslararası coşkuyu Kumbağ sokaklarına taşıyacak.
Renkli görüntülere sahne olması beklenen kortej, KUMFEST’in görkemli başlangıcı olacak.

KUMFEST’in asıl heyecanı ise 11 ve 12 Ağustos’ta Kumbağ Gündal Halk Plajı’nda yaşanacak.
Gündüz saatlerinde plaj voleybolu ve plaj hentbolunda uluslararası sporcular şampiyonluk için mücadele ederken, denizde yelken yarışları gerçekleştirilecek.
Gökyüzünde ise paramotor gösterileriyle görsel şölen yaşanacak.
Gündüz sporun heyecanını yaşayacak olan Kumbağ, akşam saatlerinde müzik ve eğlencenin ritmiyle hareketlenecek.

KUMFEST’i farklı kılan en önemli özelliklerden biri, spor ve müziğin aynı festival çatısı altında buluşması olacak.
Gündüzleri deniz, kum, güneş ve uluslararası spor müsabakalarıyla hareketlenecek festival alanı, geceleri DJ performansları ve uluslararası müzik topluluklarının konserleriyle adeta açık hava sahnesine dönüşecek.
Süleymanpaşa, böylece hem sporcuları hem de müzikseverleri aynı noktada buluşturan büyük bir yaz organizasyonuna imza atacak.

Festival öncesinde Süleymanpaşa Belediyesi ekipleri de Gündal Halk Plajı’nda yoğun bir hazırlık çalışması gerçekleştirdi.
Fen İşleri, Makine İkmal, Bakım ve Onarım, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri müdürlüklerinin çalışmalarıyla festival alanı kısa sürede organizasyona hazır hale getirildi.
Yollar elden geçirildi, çevre düzenlemeleri tamamlandı, plaj kumu özel eleklerle 0,3 milimetre standardına getirildi ve özel tribünler kuruldu.
KUMFEST için Gündal Halk Plajı, uluslararası organizasyona ev sahipliği yapabilecek şekilde yeniden düzenlendi.

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, KUMFEST’in ilçenin turizm ve tanıtımına önemli katkı sağlayacağını belirterek tüm vatandaşları festivale davet etti.
Nallar, spor, müzik ve eğlenceyi Kumbağ sahilinde buluşturacak organizasyonla Süleymanpaşa’nın turizm potansiyelini uluslararası alanda tanıtmayı hedeflediklerini ifade etti.

KUMFEST, yalnızca bir yaz festivali değil; Süleymanpaşa’nın spor, turizm ve kültür alanındaki uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefleyen yeni bir organizasyon olarak öne çıkıyor.
12 ülkeden gelecek sporcular, uluslararası müzik toplulukları, plaj sporları, yelken yarışları ve paramotor gösterileriyle Kumbağ üç gün boyunca dünyanın farklı kültürlerinden renkleri ağırlayacak.
İlk kez düzenlenecek KUMFEST ile Süleymanpaşa’da yeni bir festival geleneğinin temelleri atılıyor.
Spor kumda, müzik sahilde, eğlence Kumbağ’da buluşuyor!
Süleymanpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek KUMFEST, üç gün boyunca Kumbağ’ı uluslararası sporun ve müziğin buluşma noktası haline getirmeye hazırlanıyor.
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.