DOLAR 34,8173 0.1%
EURO 36,8383 0.13%
ALTIN 2.964,580,75
BITCOIN 34482260,21%
Tekirdağ
13°

HAFİF YAĞMUR

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Chat on WhatsApp
MARDİN ANA

MARDİN ANA

Yasemin Kalya, Mardin’e bir evlat gibi değil, bir ana gibi sarılan kadındır. Taşa ses verir, Şehre renk verir, Tarihi geleceğe taşır. Ve bugün dünya şunu konuşuyor: Mardin taşına can veren kadını… Ama Mardin biliyor: O, sadece bir iş kadını değil… MARDİN ANA’DIR.

ABONE OL
Aralık 31, 2025 10:00
MARDİN ANA
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Taşa Ses Veren Kadın, Şehre Ana Olan Yürek

Taşın Hafızası, Bir Kadının Kaderi

İnsan doğduğu anda sadece nefes almaz; yaşadığı coğrafyayı içine çeker. Taşıyla, kokusuyla, ışığıyla… Mardin’de doğan biri için bu daha da derindir. Çünkü Mardin, yaşayan bir şehir değil; hatırlayan bir şehirdir.
İşte Yasemin Kalya’nın hikâyesi tam da burada başlar. Bir taş evin serinliğinde, bin yıllık duvarların arasında. Mardin taşı onun için bir yapı malzemesi değil, çocukluğun kokusu, belleğin rengi, ruhun dokusudur.

O, Arkasında Duran Kadın Değil; Önde Yürüyen Kadındı

“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” klişesi, Yasemin Kalya için baştan çöker.
Çünkü o, başarının önünde yürüyen bir kadındır.
Arkasında bir erkek yoktur.
Arkasında milyon dolarlık bir servet yoktur.
Kas gücü yoktur.
Ama inat vardır, tutku vardır, memleket sevdası vardır.
Ve biraz da o herkeste olmayan şey: deli cesareti.

Kaybolan Taş, Uyanan Vicdan

2007 yılında Mardin’e yaptığı bir ziyaret, her şeyi değiştirir. Şehir restore edilmektedir ama bir sorun vardır:
Taşlar…
Renkler uyumsuzdur.
Ruh eksiktir.
Sorduğunda aldığı cevap akıl almazdır:

“Eski Mardin taşı yok artık…”

Taş şehirde taş yoktur!
İşte o an Yasemin Kalya’nın içinde bir şey kırılır.
Ve hemen ardından bir şey doğar:
“Neden bu taşı ben bulmayayım?”

Bir Kadın, Bir Dağ ve Bir İsyan

Madencilikten anlamaz.
Ama vazgeçmekten de anlamaz.
Araştırır, sorar, öğrenir.
Ruhsat alır.
“Yok” denilen taşı bulur.
Ve bir gün şunu söyler:

“Artık koskoca bir dağım vardı benim.”

Ama dağ yetmez…
Yol yoktur.
Elektrik yoktur.
Su yoktur.
Yapar.
400 metreden su çıkarır.
Çünkü onun amacı para değil, Mardin’i ana gibi kucaklamaktır.

Erkek İşi Denilen Yerde Bir Ana Doğar

“Elinin hamuruyla erkek işine karışma” denilen yerde, Yasemin Kalya bir sektör kurar.
Mardin’e sadece taşını değil, madenciliği de geri getirir.
Alkış yoktur.
Destek yoktur.
Ama bir gün bir inşaatın kapısını çalar:

“Taş lazım mı?”

O taş, Sabancı Müzesi’ne gider.
Ve Mardin taşı, yeniden Mardin’in kaderine yazılır.

KOSGEB: Bir Yatırımın Can Suyu

Taş vardır ama tanıtım yoktur.
Çare, KOSGEB olur.
Fuarlar, kataloglar, ihracat kapıları…
Yasemin Kalya’nın deyimiyle:

“KOSGEB benim can suyumdur.”

Ve Mardin taşı artık:

  • Otellerde
  • Müzelerde
  • Camilerde
  • Saat kulelerinde
  • Kanada’da
  • Irak’ta
  • Çin’de

Taşa Can Veren Kadın, Şehre Ana Olan Yürek

Onun hayali büyüktür:
Başbakanı Mardin taşında oturtmak…
Çamlıca Camii’nde Mardin taşını görmek…
Çünkü bu taş homojendir.
Rengiyle, ruhuyla birdir.
Yarım bırakmaz.
Yüz yıl dayanır.
Ana gibi…

MARDİN ANA

Yasemin Kalya, Mardin’e bir evlat gibi değil,
bir ana gibi sarılan kadındır.
Taşa ses verir,
Şehre renk verir,
Tarihi geleceğe taşır.

Ve bugün dünya şunu konuşuyor:
Mardin taşına can veren kadını…
Ama Mardin biliyor:
O, sadece bir iş kadını değil…
MARDİN ANA’DIR.

Lambadaki Cin Nijat Ayvaz

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.