http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Gazetecilik zor meslek. Yaptığınız haberin yalnızca dikkat çekmesi yetmez; güvenilirliği ve gerçekliği de ortaya konulmalıdır.

Süleymanpaşa’da internet üzerinden yayın yapan Ferhat Akgün’ün sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, Tekirdağ siyasetinde bir anda gündemin merkezine oturdu.
Paylaşımda şu iddia yer aldı:
“Cüneyt Yüksel döneminde eski bir milletvekilinin kızına ait firma Süleymanpaşa Belediyesi’ne 2.5 milyon TL Kavala kurabiyesi faturası kesmiş.”
Kısa bir cümleydi ama etkisi büyük oldu.

Bu paylaşımı gören herkes aynı soruyu sormaya başladı:
Kim bu eski milletvekili?
Kimin kızı?
İsimler konuşulmaya, yorumlar yapılmaya başladı. Sosyal medyada yayılan bu iddia kısa sürede Tekirdağ kamuoyunun gündemine oturdu.
Ancak iddianın muhatabı olarak görülen isimlerden biri olan eski AK Parti Tekirdağ Milletvekili Ahmet Kambur, sert bir açıklama yaparak iddialara tepki gösterdi.

Kambur yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün piyasaya kendisini gazeteci diye pazarlayan, kime hizmet ettiği belli olmayan bir kişi sosyal medya hesabı üzerinden bir iftira paylaştı.”
Bu açıklama, iddiaların ciddiyetini daha da artırdı.
Çünkü artık mesele sadece bir paylaşım değil, bir kişinin itibarıyla ilgiliydi.

İddiaların merkezindeki bir diğer isim olan 2019–2023 dönemi Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel de sessiz kalmadı.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada söz konusu iddiayı “haysiyet cellatlığı” olarak nitelendiren Yüksel, iddiayı ortaya atanlardan tek bir şey istedi:
“Eğer böyle bir fatura varsa kamuoyuna gösterin.”
Yüksel ayrıca hukuki sürecin başlatıldığını da duyurdu.
Günler geçtikçe kamuoyunda tek bir soru büyüdü:
Gerçekten böyle bir fatura var mı?
İddialar konuşuldu, yorumlar yapıldı, tartışmalar büyüdü.
Ama iddianın temelini oluşturan o 2.5 milyon TL’lik Kavala kurabiyesi faturası bir türlü ortaya konulamadı.

Ve sonunda iddiayı paylaşan kişi tarafından bir açıklama yapıldı.
Paylaşımın ardından gelen tepkiler üzerine Ferhat Akgün, ortada böyle bir fatura olmadığı yönünde bir açıklama yaparak hem Cüneyt Yüksel’den hem de Ahmet Kambur’dan özür diledi.
Koca bir tartışmanın ardından gelen cümle ise oldukça kısaydı:
“Özür dilerim.”

İşin dikkat çeken taraflarından biri de şu oldu:
İddiayı paylaşan kişinin, söz konusu bilgiyi Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar’dan duyduğunu ifade ettiğini belirten açıklamalar gündeme geldi.
Bu durum kamuoyunda yeni bir sorunun doğmasına neden oldu.
Eğer böyle bir iddia gerçekten dile getirildiyse;
Ortada belge varsa ortaya konulması gerekir.
Eğer yoksa…
Kamuoyunun zihninde oluşan soru işaretlerinin giderilmesi gerekir.
Ve bu iddiaların kaynağı olarak gösterilen Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ve Ahmet Kambur’dan özür dilemeli mi? Bir adım daha öteye taşıyalım gazetecinin “bana haberi Volkan Nallar yaptırdı” iddası üzerine Volkan Nallar bir açıklama yapıp taraflardan özür dileyecek mi?

Gazetecilik duyduğunu yazmak değildir.
Gazetecilik; iddiaları belgeyle doğrulamak, gerçekleri ortaya koymaktır.
Bir cümleyle insanların yıllarca oluşturduğu itibarı tartışma konusu haline getirmek kolaydır.
Ama o sözün yükünü taşımak kolay değildir.
Aslında mesele bir kurabiye meselesi değil.
Mesele sözün ağırlığı.
Mesele itibar.
Mesele gazetecilik sorumluluğu.
Tekirdağ kamuoyu şimdi aynı sorunun cevabını bekliyor:
Ortada gerçekten bir belge mi vardı…
Yoksa sadece bir iddia mı?

Bazen bir şehirde büyük krizler çıkar…
Sebebi baraj değildir, yol değildir, bütçe değildir.
Bazen sebep sadece bir cümledir.
Bir paylaşım yapılır.
Bir iddia ortaya atılır.
İnsanların isimleri havada uçuşur.
Sonra günler geçer…
O iddianın belgesi aranır.
Faturası sorulur.
Kaynağı merak edilir.
Ve en sonunda koca tartışmanın ortasında küçük bir cümle belirir:
“Yanılmışım.”
İşte o anda Lambadaki Cin lambanın içinden başını çıkarıp şöyle sorar:
Madem yanılmak bu kadar kolaydı…
Peki insanların adı neden bu kadar kolay ortaya atıldı?
Gazetecilikte kalem güçlüdür derler.
Ama bazen asıl güç, yazmadan önce bir kez daha düşünmektir.
Çünkü bir şehrin hafızası vardır.
Ve o hafıza bazen bir faturayı değil…
Bir özrü hatırlar.
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
GENEL
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGENEL
2 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGENEL
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8197 kez okundu
2
HAVASI ÇABUK SÖNDÜ: “ŞİŞİRİLMİŞ BALON” GERÇEKLERLE PATLADI!
5489 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
5046 kez okundu
4
CÜNEYT YÜKSEL SESSİZLİĞİNİ BOZDU
4781 kez okundu
5
YÜCEER’den Sert Rest, “KAPI ORADA”
4280 kez okundu