http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif

Tekirdağ’da bazen öyle tartışmalar çıkar ki insan ister istemez soruyor:
“Biz şehir mi yönetiyoruz, yoksa karavan kampı mı işletiyoruz?”
Son günlerin yeni gündemi: şehir içinde karavan park yasağı.
Karar alındı, tartışma başladı, sosyal medya kaynadı, köfte dükkanlarının bile turizm stratejisti kesildiği bir atmosfer oluştu.
Ama bir dakika…
Bazı karavancı arkadaşlarda şöyle bir ruh hali var:
“Karavanım var.
Denizi gördüm mü dururum.
Manzarayı beğendim mi sandalyeyi açarım.
Sahile indim mi çayı demleyip gün batımını beklerim.”
Peki soralım:
Pardon da, Bu özgürlük paketini kim dağıttı? size!!!
Karavan sahibi olmak, sahil manzaralı özel mülk tapusu anlamına mı geliyor?
Avrupa örneği çok seviliyor ya…
Orada da karavan var. Ama herkes istediği yere park edip sahili kamp alanına çevirebiliyor mu?
Hayır.
Karavanını karavan parkına çekersin.
Sonra gidersin köfteni yersin, tatlını yersin, şehrini gezersin.
Kimse sana “neden geldin?” demez.
Ama bizde sistem biraz farklı işliyor.
Tekirdağ sahiline bir bakıyorsun…
Karavan park etmiş.
Önünde masa.
Yanında sandalye.
Biraz ileride çaydanlık.
Hemen yanında kamp lambası.
Bir bakıyorsun sahil değil, açık hava oturma odası.
Yürüyüş yapan vatandaş sahilde yürürken kendini misafir gibi hissediyor.
Bir köşede akşam keyfi…
Bir köşede mangal sohbeti…
Bir köşede “burası çok güzelmiş, iki gün daha kalalım” toplantısı…
Sahil kamusal alan mı?
Yoksa karavan balkonları mı?
Tekirdağlı vatandaşın şikâyeti aslında çok basit:
“Arkadaş kardeşim, gezmeye geldin hoş geldin.
Ama sahili yazlık bahçene çevirmesen mi?”
Çünkü sahil herkesin.
Sabah yürüyüş yapanın da, akşam denize bakanın da, çocuk gezdirenin de…
Ama bir noktadan sonra sahil karavan konvoyu park alanına dönüşmeye başlayınca vatandaşın da sabrı taşmış.
İşte tam bu noktada UKOME kararı geldi.
Şehir içinde çekme ve motokaravan parkı yasaklandı.
Bir kesim “turizm bitiyor” dedi.
Bir kesim “nihayet” dedi.
Ama soruyu kimse net cevaplamıyor:
Karavan turizmi elbette kötü bir şey değil.
Ama turizm dediğimiz şey düzenle olur.
Karavan park alanı yapılır.
Altyapı kurulur.
Elektrik, su, düzen sağlanır.
Herkes memnun olur.
Ama sahilin ortasına park edip
“Ben turizm getiriyorum” demek…
Biraz iddialı bir açıklama değil mi?
Bazı açıklamalar da oldukça ilginç:
“Karavancılar gelmezse köfteciler zarar görür.”
Şimdi ciddi ciddi düşünelim.
Tekirdağ ekonomisi
üç karavan + iki tabure + bir köfte
üzerine mi kurulu?
Köfteciler merak etmesin…
Tekirdağ’a köfte yemek için gelen milyonlarca insan var.
Kimse köfteyi karavanla şart koşmuyor.
Bazı ulusal kanallarda, örneğin Mesut Yar ve benzeri sunucuların haberinde, konu karavancı mağduriyeti üzerinden tek taraflı ele alınıyor.
“Şehir, karavancılara yasak koydu, turizm bitiyor!”
Ama işin Tekirdağ ayağı tamamen atlanıyor.
Biz Tekirdağlılar yıllardır şikâyetçiyiz:
…bunlar halkın sabrını taşırmıştı.
UKOME kararıyla artık bu düzensizlik kurala bağlandı.
Ve Tekirdağlılar alınan karardan ziyadesiyle memnun.

Karavancılardan tek taraflı görüş alınarak yapılan haber, haberci etiğine uygun değil.
Yerinde inceleme yapılmadan, halkın yıllardır dile getirdiği rahatsızlık görmezden gelinmiş oluyor.
Bir başka deyişle:
Şehirde yaşayan bizler, gerçekleri bire bir görüyoruz. Sahil kamusal alan, keyfi park yeri değil.

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/eren-aka/karavancilara-park-yasagi-7548820
UKOME kararı, Tekirdağlıların yıllardır dile getirdiği şikâyetleri çözüme kavuşturdu.
Karavan turizmi elbette teşvik edilebilir.
Ama sahil ortasında kurallar tanımayan bir “keyif konvoyu” isteyen herkesin keyfi, artık bitti.
Ve Tekirdağ halkı olarak şunu söylüyoruz:
“Gelmeden, görmeden, sahilde yürüyen halkın gözünü gözetmeden haber yapmayın. Karavancılar elbette güzel, ama sahil hepimizin!”
Mesele şu:
Sahil otel odası değil.
Kamp alanı da değil.
Orası şehir meydanı gibi ortak bir alan.
Kurallar bunun için var.
Bu yüzden…
Tekirdağlıların uzun süredir dile getirdiği bir şikâyete çözüm getiren bu karardan dolayı
Candan Yüceer’i tebrik etmek gerekir.
Çünkü bazen şehir yönetmek,
en çok bağıranı değil,
en çok rahatsız olan sessiz çoğunluğu dinlemeyi gerektirir.
Ve son bir not:
Karavan güzel şeydir.
Gezmek güzel şeydir.
Ama sahili balkon yaparsan…
Lambadaki Cin çıkar ve der ki:
“Burası kamp alanı değil arkadaş…
Tekirdağ.”
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
GENEL
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGENEL
2 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGENEL
4 gün önceGÜNDEM
4 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8197 kez okundu
2
HAVASI ÇABUK SÖNDÜ: “ŞİŞİRİLMİŞ BALON” GERÇEKLERLE PATLADI!
5489 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
5046 kez okundu
4
CÜNEYT YÜKSEL SESSİZLİĞİNİ BOZDU
4781 kez okundu
5
YÜCEER’den Sert Rest, “KAPI ORADA”
4280 kez okundu