http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Siyasetin bazen trajikomik bir yanı vardır. Öyle anlar olur ki insan izlediğinin siyasi gerçeklik mi yoksa absürt bir tiyatro oyunu mu olduğuna karar veremez. Son günlerde ortaya çıkan tablo da tam olarak böyle bir sahneye benziyor.
Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı süreci, siyasi tartışmaların merkezinde yer alırken, destek ziyaretleri de adeta bir “siyasi nöbetleşme sistemi”ne dönüşmüş durumda. CHP’li birçok isim Silivri ziyaretleriyle dayanışma mesajı veriyor. Bu, siyasetin doğasında vardır; destek verilir, ziyaret yapılır, mesaj iletilir.
Ama mesele destekten çıkıp adres değişikliğine dönüşünce işin rengi değişiyor.
Bir belediye başkanını düşünün…
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer,
Seçildiği şehir Tekirdağ.
Sorunları Tekirdağ’da.
Vatandaşı Tekirdağ’da.
Ama gündem sanki Silivri’ye sabitlenmiş.
Paylaşımlar, ziyaretler, mesajlar… Neredeyse haftanın büyük bölümü Silivri hattında geçiyor. İnsan ister istemez soruyor:
“Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ek hizmet binası Silivri’ye mi taşındı da bizim haberimiz yok?”
Elbette siyasi dayanışma yapılabilir. Ancak siyaset, sembolik jestlerle değil, hizmetle ölçülür. Vatandaşın terazisi farklı çalışır; orada fotoğraf değil sonuç tartılır.

Tekirdağlı vatandaşın gündemi oldukça sade:
Vatandaş sabah uyandığında sosyal medya paylaşımlarına değil, akan suya bakıyor. Çünkü şehir yönetimi duygusal değil, pratik bir iştir.
Bir şehirde sorunlar büyürken yönetici başka bir gündemin etrafında görünürse, doğal olarak şu soru yükselir:
“Bizim belediye başkanı nerede?”

Siyaset kulislerinin en sevdiği şey beklenti okumaktır.
Sıklaşan ziyaretler ister istemez yorumları beraberinde getiriyor. Kimileri bunu güçlü bir siyasi sadakat olarak görüyor, kimileri ise geleceğe yönelik bir pozisyon arayışı olarak yorumluyor.
Gerçek niyet ne olursa olsun, kamuoyu algısı bazen gerçeğin önüne geçer. Ve siyasette algı, çoğu zaman gerçeğin kendisi kadar güçlüdür.

Tekirdağlı seçmen karmaşık analiz yapmaz.
Şöyle bakar:
“Ben oy verdim mi? Verdim.
Hizmet görüyor muyum? Ona bakarım.”
Siyasetin en zor tarafı da budur. Büyük stratejiler, büyük hesaplar, büyük fotoğraflar… Hepsi bir anda erir gider; geriye sadece günlük yaşam kalitesi kalır.
Siyaset uzun bir maraton. Bu maratonda en güçlü slogan değil, en görünür hizmet kazanır.
Destek ziyaretleri elbette yapılır. Dayanışma siyasetin doğasında vardır. Ancak bir şehir, başka bir ilçeden yönetiliyormuş hissine kapıldığında alarm zilleri çalmaya başlar.
Çünkü gerçek şu:
Tekirdağ’ın pusulası Silivri’yi değil, Tekirdağlıyı göstermelidir.
Ve siyaset bazen çok basit bir soruya indirgenir:
“Şehir seni nerede görüyor?”
Cevap ne kadar Tekirdağ olursa, siyaset o kadar sağlam zeminde yürür.
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
GENEL
4 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
5 gün önceGÜNDEM
10 gün önceGÜNDEM
12 gün önceGÜNDEM
12 gün önce