http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
KAMERALAR KAPANDIKTAN SONRA SİYASET
Türkiye’de siyaset çoğu zaman kürsülerde ölçülür.
Oysa seçmenin gerçek terazisi, kameraların kapandığı anlardır.
Süleymanpaşa’da günlerdir konuşulan bir gece, bu yüzden yalnızca yerel bir olay değil; siyasetin sorumluluk anlayışını tartıştıran bir tabloya dönüşmüş durumda.
Ortada iddialar var.
Ancak kamuoyunu tatmin eden net bir açıklama CHP Süleymanpaşa İlçe başkanlığından henüz yok.
Sessizlik uzadıkça sorular büyüyor.
İddialara göre CHP Süleymanpaşa İlçe Başkanı Gökçe Pala Bayol, 5 Mart akşamı Değirmenaltı Mahallesi’ndeki mahalle iftarına katıldı. Fotoğraflar verildi, birlik mesajları paylaşıldı.
Buraya kadar her şey siyasetin olağan akışı.
Ancak kulislerde konuşulanlara göre gece burada bitmedi.
İftar sonrası farklı bir mekânda alınan alkol ile devam ettiği öne sürülen program ve ardından yaşandığı iddia edilen trafik kazası, konuyu kamusal tartışmaya taşıdı.
Çünkü siyasetçi için özel hayat ile kamusal sorumluluk arasındaki çizgi daha hassastır.

Altını net çizmek gerekir:
Tartışma, Ramazan ayında alkol alınıp alınmaması değildir.
Herkesin özel hayatı kendisine aittir.
Ancak iddialara konu olduğu şekilde alkollü araç kullanılması söz konusuysa, bu artık kişisel tercih değil, toplum güvenliğini ilgilendiren bir mesele olur.
Trafik kuralları unvana göre değişmez.
Hiçbir siyasi kimlik, direksiyon başında ayrıcalık sağlamaz.
Kamuoyunda dile getirilen bir diğer iddia ise daha önce ehliyete el konulmuş olmasına rağmen araç kullanıldığı yönünde.
Eğer doğruysa bu durum yalnızca etik değil, hukuki açıdan da açıklama gerektirir.
Çünkü ehliyetsiz araç kullanmak, doğrudan kamu güvenliğiyle ilgilidir.

O geceye dair en çok konuşulan iddialardan biri de kazaya karışılan kişiye “Ben ilçe başkanıyım” denildiği yönündeki söylemler.
Bu sözün söylenip söylenmediği açıklığa kavuşmalıdır.
Çünkü demokrasi, makamın ayrıcalık değil sorumluluk olduğu rejimdir.
Toplum artık hatasız siyasetçi aramıyor.
Ama hesap verebilen siyasetçi görmek istiyor.
Bu nedenle mesele bir kaza iddiasından çok daha fazlasıdır:
Şeffaflık, sorumluluk ve kamu güveni meselesidir.
Çünkü demokrasi sandıkla başlar,
ama hesap verebilirlikle ayakta kalır.
Ve siyasette bazen en güçlü ses,
cevapsız bırakılan sorulardır.

BİLGİLENDİRME NOTU: 1.21 Promil Ne Demek?
Promil, kandaki alkol oranını gösterir.
1.21 promil, sürücünün reflekslerinin ve karar verme yetisinin ciddi şekilde zayıfladığı bir seviyedir.
Bu düzeyde genellikle:
Yani sürüş güvenliği ciddi biçimde düşer.
Türkiye’de trafik mevzuatına göre:
Bu seviyede araç kullanılması durumunda:
Alkollü sürüşe bir de kaza eklenirse durum daha ağır değerlendirilir çünkü:
1.21 promil alkollü araç kullanmak:
✅ Yasal sınırın oldukça üzerindedir.
✅ Güvenli sürüş yetisinin ciddi biçimde azaldığı kabul edilir.
✅ Kaza ile birleştiğinde hem idari hem adli sonuçlar doğurabilecek bir durum anlamına gelir.
Lambadaki Cin – Nijat Ayvaz
GÜNDEM
3 saat önceGENEL
14 saat önceGENEL
15 saat önceGENEL
3 gün önceGÜNDEM
3 gün önceGENEL
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8199 kez okundu
2
HAVASI ÇABUK SÖNDÜ: “ŞİŞİRİLMİŞ BALON” GERÇEKLERLE PATLADI!
5491 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
5047 kez okundu
4
CÜNEYT YÜKSEL SESSİZLİĞİNİ BOZDU
4782 kez okundu
5
YÜCEER’den Sert Rest, “KAPI ORADA”
4281 kez okundu