DOLAR 34,8173 0.1%
EURO 36,8383 0.13%
ALTIN 2.964,580,75
BITCOIN 34482260,21%
Tekirdağ
13°

HAFİF YAĞMUR

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Chat on WhatsApp
ERTUĞRUL’UN ŞEHİTLERİ MEMLEKETİNDE ANILDI

ERTUĞRUL’UN ŞEHİTLERİ MEMLEKETİNDE ANILDI

Ertuğrul Fırkateyni şehitlerinin Tekirdağ’da anılması bugün büyük bir anlam taşıyor. Ancak bu tarihi mirasın kentte bir anıtla yaşatılması gerektiğini 1990’lı yıllarda ilk kez gündeme getiren gazetecilerden biri değil, ilk gazeteci olarak bu konuyu yıllar önce kaleme aldım. Hasan Âli Yücel'in oğlu Can Yücel’lin bir söyleşisinde dinlediğim Yarbay Ali Bey ve Ertuğrul Fırkateyni’ne ilişkin bilgileri de Tekirdağ’da ilk kez kamuoyuna taşıdım. Aradan yıllar geçti; yazdıklarımız tarihin hafızasına dönüştü.

ABONE OL
Eylül 17, 2026 16:44
ERTUĞRUL’UN ŞEHİTLERİ MEMLEKETİNDE ANILDI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ERTUĞRUL’UN 136 YILLIK HÜZNÜ TEKİRDAĞ’DA YENİDEN YAŞANDI

ERTUĞRUL’UN HATIRASINI TEKİRDAĞ’DA İLK KEZ BEN GÜNDEME GETİRDİM

Bugün Ertuğrul Fırkateyni şehitlerinin Tekirdağ’da anılıyor olması elbette büyük bir anlam taşıyor. Ancak bu tarihi hatırlatmak ve şehitlerimizin aziz hatırasının Tekirdağ’da bir anıtla yaşatılması gerektiğini yıllar önce gündeme getiren gazetecilerden değil, ilk dile getiren gazeteci olarak bu konuyu kamuoyunun önüne taşıdığımı özellikle belirtmek isterim.

Üstelik benim Ertuğrul Fırkateyni ile ilgili ilgim yalnızca bir haber veya anma töreniyle sınırlı değil. 1990’lı yıllarda gerçekleştirdiğim bir söyleşide, Yarbay Ali Bey’in oğlu, Cumhuriyet döneminin ilk Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Âli Yücel’in oğlu, ünlü şair Can Yücel’den bizzat dinleme fırsatı buldum. O söyleşide aktarılan bilgiler ve Ertuğrul Fırkateyni’nin adının bir mahalleye verilmesinin Tekirdağ açısından taşıdığı tarihî önem, benim için bu konunun peşine düşmenin başlangıcı oldu.

Bu görüşmeden edindiğim bilgileri o yıllarda Tekirdağ’da ilk kez kaleme alarak kamuoyuyla paylaştım. Ertuğrul Fırkateyni’nde hayatını kaybeden denizcilerimizin hatırasının yaşatılması, Yarbay Ali Bey’in memleketi Tekirdağ’da onların adına bir anıt oluşturulması gerektiğini yazılarımda açıkça dile getirdim.

Aradan yıllar geçti. Bugün Ertuğrul Fırkateyni şehitleri Tekirdağ’da anılıyor, Yarbay Ali Bey’in adı ve hatırası yaşatılıyor.

Benim için bunun anlamı çok büyük.

Çünkü gazetecilik yalnızca olup biteni yazmak değil; unutulanı hatırlatmak, tarihin sessiz sayfalarını gün yüzüne çıkarmak ve kamuoyunun dikkatini geçmişten geleceğe uzanan değerlere çekmektir.

Ertuğrul Fırkateyni’nin şehitleri de Tekirdağ’ın tarih hafızasında mutlaka hak ettikleri yeri almalıydı. Ben yıllar önce bunun gerekliliğini yazdım, söyledim ve gündeme taşıdım.

Bugün gelinen noktada, o yıllarda kaleme aldığım yazıların ve yaptığım söyleşinin bir parçası olarak gördüğüm bu hatıranın yaşatılıyor olması, 35 yıllık gazetecilik hayatımda benim için ayrı bir gurur vesilesidir.

Çünkü bazı haberler yalnızca haber değildir; yıllar sonra tarihe bırakılan bir gazetecilik tanıklığıdır.

Tarihe yalnızca büyük bir deniz faciası olarak değil, iki millet arasında kurulan güçlü dostluğun sembollerinden biri olarak geçen Ertuğrul Fırkateyni, facianın 136’ncı yılında Tekirdağ’da düzenlenen törenle anıldı.

Japonya’da 16 Eylül 1890 tarihinde kayalıklara çarparak batan Ertuğrul Fırkateyni’nde hayatını kaybeden mürettebatın hatırası, geminin komutanı Yarbay Ali Bey’in memleketi Tekirdağ’da bir kez daha yaşatıldı. Anma programı, Süleymanpaşa’daki Ertuğrul Fırkateyni Anıtı önünde gerçekleştirildi.

136 YIL ÖNCE JAPONYA’YA GİDEN GEMİ, TARİHE BİR DOSTLUK HİKÂYESİ BIRAKTI

Ertuğrul Fırkateyni, Sultan II. Abdülhamid’in Japon İmparatoru Meiji’ye gönderdiği dostluk mesajı ve hediyeleri iletmek amacıyla 1889 yılında Japonya’ya gönderildi. Uzun bir yolculuğun ardından Yokohama’ya ulaşan gemi, Japonya’daki temaslarını tamamladıktan sonra dönüş yolculuğuna çıktı.

Ancak 16 Eylül 1890’da Kuşimoto açıklarında şiddetli hava koşulları ve kayalıklar nedeniyle büyük bir deniz faciası yaşandı. Gemide bulunan denizcilerin büyük bölümü hayatını kaybederken, 69 denizci kurtarıldı. Japonya’nın bölge halkı ve makamları, kazazedelerin kurtarılması ve yaralıların tedavisi için yoğun çaba gösterdi.

FACİANIN ARDINDAN DOĞAN DOSTLUK

Ertuğrul Fırkateyni faciasının hafızalarda bıraktığı en önemli izlerden biri, Türk denizcilerine yardım eden Japon halkının gösterdiği dayanışma oldu.

Kuşimoto ve çevresindeki halkın kazazedelere yardım etmesi, ardından Japonya’da şehitlerin ve ailelerinin anısına gösterilen ilgi, Türk-Japon dostluğunun tarihsel temellerinden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Ertuğrul faciasının ardından Japon halkı ve makamlarının gösterdiği yardım ve dayanışmanın iki ülke arasındaki dostluğun temellerinden birini oluşturduğunu belirtiyor.

TEKİRDAĞ’DA TARİHİN İZİ SÜRÜYOR

Ertuğrul Fırkateyni’nin komutanı Yarbay Ali Bey’in memleketi olan Tekirdağ, bu tarihi olayın Türkiye’deki önemli hatırlama noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Süleymanpaşa’daki Ertuğrul Fırkateyni Anıtı önünde gerçekleştirilen 2026 yılı anma programına Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygün, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tuncer, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Aytuğ Yörüyüş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Yüzbaşı Can Çakıcı, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

YARBAY ALİ BEY’İN MEMLEKETİNDE ANLAMLI BULUŞMA

Törende, Süleymanpaşa’nın Dedecik Mahallesi’nde doğan Ertuğrul Fırkateyni Komutanı Yarbay Ali Bey ile gemide hayatını kaybeden denizciler rahmet ve minnetle anıldı.

Namık Kemal Üniversitesi Barbaros Denizcilik Meslek Yüksekokulu’nun aktardığı programa göre anma, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı; Yarbay Ali Bey Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı ve şehitler için dua edildi. Programın devamında fotoğraf sergisi ziyaret edildi.

BÜYÜK BİR ACIDAN GÜÇLÜ BİR DOSTLUĞA

Törende konuşan Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Ertuğrul Fırkateyni faciasının Türk milletinin hafızasında derin bir acı bıraktığını vurgularken, Japon halkının kazanın ardından Türk denizcilerine gösterdiği yardımın iki ülke arasındaki dostluk açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Programda ayrıca Namık Kemal Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Cem Düzen tarafından Ertuğrul Fırkateyni’nin tarihsel yolculuğu ve yaşanan facia hakkında bilgi verildi.

JAPON BAYRAKLARIYLA TÜRK-JAPON DOSTLUĞUNA SELAM

Anma töreninin yapıldığı alanın yakınındaki bir eve Japonya bayraklarının asılması da dikkat çekti.

136 yıl önce büyük bir acıyla başlayan ve zaman içerisinde karşılıklı dayanışma ve dostluk hikâyesine dönüşen Türk-Japon ilişkilerinin sembolü olan Ertuğrul Fırkateyni, bu görüntüyle Tekirdağ’da bir kez daha anlamlı bir şekilde hatırlandı.

Türkiye ve Japonya arasındaki dostluğun tarihsel köklerinin Ertuğrul Fırkateyni faciasına kadar uzandığı, iki ülkenin resmi kaynaklarında da vurgulanıyor.

ERTUĞRUL’UN HATIRASI JAPONYA’DA DA YAŞATILIYOR

Ertuğrul Fırkateyni şehitlerinin hatırası yalnızca Tekirdağ’da değil, facianın yaşandığı Japonya’nın Kuşimoto kentinde de yaşatılıyor.

Kuşimoto’da 1891 yılında bir anıt oluşturulmuş, daha sonraki yıllarda genişletilen ve yenilenen Ertuğrul Şehitliği’nde düzenli anma törenleri gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Şehitlikteki bakım ve anma geleneği, Türk-Japon dostluğunun sembollerinden biri olarak bugün de sürdürülüyor.

TEKİRDAĞ’DAN JAPONYA’YA UZANAN 136 YILLIK HATIRA

Aradan tam 136 yıl geçti.

Bir gemi battı, yüzlerce denizci hayatını kaybetti; ancak o büyük facianın ardından gösterilen insanlık ve dayanışma, iki halk arasında yıllar boyunca unutulmayan bir dostluğun temel taşlarından biri haline geldi.

Tekirdağ’daki anma töreni de yalnızca bir deniz faciasının yıldönümünü hatırlatmadı. Yarbay Ali Bey’in memleketinde, Ertuğrul’un şehitleri bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anılırken; 136 yıl önce başlayan Türk-Japon dostluğunun anlamı da yeniden hatırlandı.

Ertuğrul Fırkateyni artık yalnızca denizin derinliklerinde kalan bir geminin hikâyesi değil; acının dostluğa, hatıranın ise iki millet arasında kalıcı bir bağa dönüşebileceğini gösteren tarihi bir sembol olarak yaşamaya devam ediyor.

TARİHE KÜÇÜK BİR NOT DAHA DÜŞELİM…

Yeri gelmişken tarihe bir not daha düşelim.

Türk denizciliğinin önemli isimlerinden ve küçük yaşta Tekirdağ’a getirilen küçük yaşta esir alındıktan sonra Tekirdağlı bir tüccar veya Hacı Osman Ağa adında bir Tekirdağlı tarafından büyütülmüştür. Gençlik yıllarını Tekirdağ’da geçirmiş, yeniçeri ocağına ve denizciliğe de buradan adım atarak ticaret amacıyla Tekirdağ’dan ayrılmıştır. Kaptan-ı Derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın Tekirdağ açısından taşıdığı tarihî değeri de yıllar önce ilimizde ilk kez gündeme getiren gazetecilerden değil, ilk kez dile getiren gazeteci olarak bu konunun altını çizdim.

Cezayirli Hasan Paşa’nın, simgesi haline gelen aslanıyla birlikte bir anıtla Tekirdağ’da yaşatılması ve kentimizin önemli denizcilik noktalarından biri olan Tekirdağ Yat Limanı’nın adının “Cezayirli Hasan Paşa Yat Limanı” olarak değiştirilmesi gerektiğini yazdım, söyledim ve kamuoyunun dikkatine sundum.

Ne yazık ki aradan geçen yıllara rağmen bu konuda henüz somut bir adım atılmadı.

Ama gazetecilik biraz da budur; olması gerekeni bugün söylemek, yarın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bakmadan tarihe kaydını düşmektir.

Ertuğrul Fırkateyni’nde olduğu gibi Cezayirli Hasan Paşa konusunda da üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum.

Belki bugün değil, belki yarın…

Ama bir gün Tekirdağ’ın denizcilik tarihine sahip çıkılır ve Cezayirli Hasan Paşa, aslanıyla birlikte bu şehirde hak ettiği yerde anılırsa, yıllar önce yazdığımız bu satırlar da tarihin küçük bir notu olarak yerini bulacaktır.

Lambadaki Cin Nijat Ayvaz

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r