DOLAR 34,8173 0.1%
EURO 36,8383 0.13%
ALTIN 2.964,580,75
BITCOIN 34482260,21%
Tekirdağ
13°

HAFİF YAĞMUR

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Chat on WhatsApp
TEKİRDAĞ’DA ADAM MI YOK?

TEKİRDAĞ’DA ADAM MI YOK?

Lambadaki Cin bu kez Büyükşehir Belediyesi’ndeki yönetici tercihlerini sorguluyor: Tekirdağ’ın yetişmiş kadroları neden yeterince değerlendirilmiyor? Mesele nereli olmak değil; liyakat, tecrübe ve kamu yararı… Soru net: Tekirdağ’ın insanına güven mi yok?

ABONE OL
Eylül 8, 2026 18:10
TEKİRDAĞ’DA ADAM MI YOK?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YILLAR ÖNCE SORDUK, ŞİMDİ DAHA YÜKSEK SESLE SORUYORUZ: TEKİRDAĞ’DA ADAM MI YOK?

Lambadaki Cin yine çıktı lambadan. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ndeki kadrolara baktı, son atamalara baktı ve ister istemez aynı soruyu yeniden sordu: Bu şehirde gerçekten yönetici olacak insan mı kalmadı?

Yanlış anlaşılmasın; mesele insanların memleketi değil. Bir insanın Adana doğumlu olması, Bursa’da görev yapması veya Tekirdağ dışından gelmesi onun başarısız olduğu anlamına gelmez. Asıl mesele, bu kadar büyük bir şehirde kritik görevlere isim belirlenirken Tekirdağ’ın kendi insan kaynağının ne ölçüde değerlendirildiğidir.

Son olarak Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevine Güney Özkılınç’ın getirildiği ifade ediliyor. Özkılınç’ın Adana doğumlu olduğu, Uludağ Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olduğu ve daha önce Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığı belirtiliyor.

Buraya kadar elbette bir sorun yok. Ancak dikkat çekici bir başka ayrıntı daha var. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilen Ergül Halisçelik’in de Adana doğumlu olduğu ve daha önce Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığı biliniyor. Şimdi aynı kurum geçmişine sahip bir başka ismin daha Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde önemli bir göreve gelmesi, kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor.

İşte Lambadaki Cin tam bu noktada soruyor: Tekirdağ’ın kendi kadroları neden yine bu kadar geri planda kalıyor?

TEKİRDAĞ’IN 1 MİLYON 200 BİN İNSANI ARASINDA BİR DAİRE BAŞKANI YOK MU?

Tekirdağ artık küçük bir şehir değil. Sanayisi, tarımı, limanları, üniversiteleri, ticareti ve büyüyen nüfusuyla Türkiye’nin önemli kentlerinden biri haline gelen Tekirdağ’ın yıllar içerisinde ciddi bir insan kaynağı oluşturduğu ortada.

Bu şehirde yıllarca kamu hizmeti yapmış bürokratlar, belediyeciler, akademisyenler, mühendisler, hukukçular ve basın sektöründe deneyim kazanmış çok sayıda insan bulunuyor. Üstelik bu insanların önemli bölümü Tekirdağ’ın sorunlarını, kurumlarını ve şehir hafızasını dışarıdan değil, yaşayarak biliyor.

O halde soruyu biraz daha açık soralım:

Bütün bu insan kaynağı arasında Büyükşehir Belediyesi’nin kritik görevlerini üstlenebilecek yeterlilikte isimler gerçekten yok mu?

Yoksa varlar da yeterince değerlendirilmediler mi?

MESELE BURSA DEĞİL, MESELE TERCİHİN NEDENİ!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden Tekirdağ’a gelen isimler üzerinden bir suçlama yapmak doğru değildir. Bursa’da görev yapmış olmak kimseyi şaibeli veya başarısız hale getirmez. Hele devam eden herhangi bir soruşturma ya da hukuki süreç varsa, bunun sonucu ortaya çıkmadan kişiler hakkında kesin hüküm vermek hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz.

Fakat bu durum gazetecinin soru sormasına da engel değildir.

Son dönemde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapmış isimlerin Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde önemli görevlerde değerlendirilmesi bir tercih olarak karşımızda duruyor. Peki bu tercih hangi kriterlere göre yapılıyor?

Tekirdağ’daki mevcut kadrolar değerlendirildi mi? Aynı görev için kurum içerisinde alternatif isimler araştırıldı mı? Dışarıdan gelen isimlerin hangi özellikleri tercih edilmelerini sağladı? Tekirdağ’ın kendi bürokratları neden aynı ölçekte değerlendirilmedi?

Kamuoyunun bilmek istediği esas mesele budur.

KADİR ALBAYRAK DÖNEMİNİN KADROLARI NEDEN GERİ PLANA İTİLİYOR?

Bir başka tartışma da önceki dönemlerden kalan deneyimli kadrolar üzerinden yaşanıyor. Kadir Albayrak döneminde göreve başlayan ve yıllar içerisinde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin işleyişini öğrenen bazı isimlerin görevlerinden alınması, farklı birimlere kaydırılması veya etkisizleştirildiği yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda konuşuluyor.

Elbette her yeni yönetimin kendi çalışma ekibini oluşturma hakkı vardır. Ancak kamu yönetiminde tecrübe de başlı başına bir değerdir. Bir kurumun yıllarca içerisinde çalışan, kentin sorunlarını bilen ve belediyenin işleyişine hâkim personelin sadece önceki dönemde görev yaptığı için gözden çıkarılması ne kadar doğruysa, dışarıdan gelen her ismin sırf dışarıdan geldiği için reddedilmesi de o kadar yanlıştır.

Burada ölçü yine aynı olmalıdır: Liyakat, tecrübe ve kamu yararı.

TEKİRDAĞLI OLMAK AYRICALIK DEĞİL, AMA DEZAVANTAJ DA OLMAMALI!

Lambadaki Cin’in yıllardır söylediği şey aslında çok basit: Tekirdağlı olmak bir makam için yeterli değildir; ancak Tekirdağlı olmak da bir makam için dezavantaj haline getirilmemelidir.

Dışarıdan gelen bir bürokrat daha başarılıysa elbette görevlendirilsin. Ancak Tekirdağ’da aynı işi yapabilecek, hatta daha fazla deneyime sahip insanlar varsa onların da aynı şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Çünkü liyakat, sadece dışarıdan isim bulmak değildir. Liyakat, en doğru insanı nerede bulursanız bulun onu doğru göreve getirmektir.

ŞIH UÇMAZ, MÜRİT UÇURUR!

O FOTOĞRAF ÇOK ŞEY ANLATIYOR

Lambadaki Cin bu kez bir fotoğrafa takıldı.

Tekirdağ’a dışarıdan getirilen iki bürokratın, Başkan Candan Yüceer’in yanında verdiği o dikkat çekici poz, ister istemez şu soruyu akıllara getirdi: Bu kadar itaatkâr bir görüntü, görev güvenliği için verilmiş bir mesaj mı?

Elbette fotoğraftan kimsenin niyetini okumak mümkün değil. Ancak görüntünün kamuoyunda oluşturduğu algıyı da görmezden gelemeyiz.

YEREL BÜROKRAT ŞEHRİN HAFIZASINI TAŞIR

Yerel bürokrat, görev yaptığı kentin geçmişini, kurumlarını ve insanını bilir. Dışarıdan gelen bürokrat ise öncelikle yeni şehri ve yeni yönetim anlayışını tanımak zorundadır.

Tekirdağ’da yıllardır görev yapan, bu şehrin kurumlarını ve sorunlarını bilen deneyimli kadrolar varken dışarıdan isimlerin tercih edilmesi zaten kamuoyunda tartışma yaratmıştı.

Şimdi ortaya çıkan bu fotoğraf ise tartışmaya başka bir boyut kazandırıyor.

“ŞEHRİ DEĞİL, MAKAMI MI OKŞUYORLAR?”

Lambadaki Cin’in asıl merakı burada başlıyor.

Bir yöneticinin çevresinde onu sürekli yücelten, makamını öne çıkaran ve hayranlık duygusunu besleyen bir görüntü oluşuyorsa, bunun adı yönetim kültürü açısından ayrıca sorgulanmalıdır.

Çünkü iyi yöneticiye ihtiyaç duyduğu şey hayranlık değil, doğruyu söyleyecek insanlardır.

Ve meşhur sözümüz yine yerini buluyor:

ATATÜRK’ÜN YANINDAKİ PORTRE MESELESİ

Fotoğrafta dikkat çeken bir başka ayrıntı da belediyede kullanılan portre düzenlemesi.

Cumhurbaşkanlığı makamlarında kullanılan benzer görsel anlayışların belediye makamında da tercih edilmesi, doğal olarak farklı yorumlara neden oluyor.

Elbette makamların kendi görsel tercihleri olabilir.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanıdır. Burası ise bir belediyedir.

Üstelik Atatürk’ün portresiyle aynı ölçekte görünen bir görselin önünde verilen bu poz, ister istemez siyasi ve sembolik açıdan da tartışma yaratıyor.

ASIL SORU BU!

Belki de bu fotoğraf bize yalnızca iki bürokratın nasıl poz verdiğini değil, neden dışarıdan bürokrat tercih edildiğini de düşündürüyor.

Tekirdağ’ın yetişmiş, deneyimli ve bu şehrin hafızasını taşıyan insanları varken neden sürekli dışarıdan isimler tercih ediliyor?

Ve daha önemlisi:

Yöneticinin yanında kimlerin durduğu mu önemli, yoksa gerektiğinde karşısında durup doğruyu söyleyebilenlerin bulunması mı?

Lambadaki Cin’in cevabı belli:

Makamı alkışlayan değil, gerektiğinde makam sahibine “yanlış yapıyorsunuz” diyebilen değerlidir.

Gerisi mi?

Şıh uçmaz… Mürid uçurur!

ŞEHRİN HAFIZASI DA BİR LİYAKATTİR!

Bir kenti yönetmek yalnızca diploma ve özgeçmiş meselesi değildir. Şehrin geçmişini, kurumların çalışma düzenini, ilçelerin farklı ihtiyaçlarını ve vatandaşın beklentisini bilmek de yöneticilik açısından önemli bir avantajdır.

Tekirdağ’ın sorunlarını raporlardan okumak başka, o sorunların içerisinde yıllarca görev yapmak başkadır. Şehrin hafızası dosyalarda bulunabilir ama o hafızayı yaşamak ve sahada karşılığını görmek farklı bir deneyimdir.

Bu nedenle dışarıdan gelen yöneticiye karşı olmak ne kadar yanlışsa, kendi şehrinin yetiştirdiği insanları görmezden gelmek de o kadar yanlıştır.

LAMBADAKİ CİN’İN SORUSU BELLİ!

Kimse nereli olduğundan dolayı göreve getirilmesin. Ama kimse nereli olduğundan dolayı da göz ardı edilmesin.

Bursa’dan gelen başarılıysa değerlendirin. Tekirdağ’dan yetişen daha başarılıysa onun önünü açın. Kurumun içerisindeki deneyimli personel görev için yeterliyse onu da hesaba katın. Bütün bunların sonunda kararınızı hangi siyasi, kişisel veya hemşehrilik ilişkisine göre değil, liyakat ve kamu yararına göre verin.

Çünkü bugün koltuklarda oturanlar değişir, yönetimler değişir, siyasi dengeler değişir. Fakat Tekirdağ burada kalır ve yapılan her tercih bu şehrin hafızasında yerini alır.

Lambadaki Cin’in sorusu bu nedenle hâlâ aynı:

TEKİRDAĞ’DA GERÇEKTEN ADAM MI YOK?

Yoksa mesele insan bulamamak değil de Tekirdağ’ın kendi insanına yeterince güvenmemek mi?

Cevabını elbette belediye yönetimi verecek.

Ama biz sormaya devam edeceğiz.

Çünkü mesele ne Adana’dır ne Bursa’dır ne de Tekirdağ’dır.

Mesele, Tekirdağ için en doğru insanı bulabilmektir.

Ve bunun adı da bellidir:

LİYAKAT!

Lambadaki Cin Nijat Ayvaz

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r