http://lambadakicin.com/wp-content/uploads/2022/12/reklamalani2.gif
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde gerçekleştirdiği programda partisinin Tekirdağ’daki yeni yol arkadaşlarıyla birlikte çarşıda yürüdü, vatandaşları selamladı.
Ancak yürüyüşün siyasi mesajlarından çok, atılan sloganlar ve ortaya çıkan görüntüler dikkat çekti.
Özel ve beraberindekilerin yürüyüşü sırasında yüksek sesle “Hain Kemal” sloganlarının atılması tepki topladı. Sloganların daha sonra yine Yeni Partililer tarafından susturulması ise ortaya ayrı bir siyasi tablo çıkardı.

Siyasetin en dikkat çekici ironilerinden biri de burada ortaya çıktı.
CHP’de siyaset yapacaksın… Milletvekili olacaksın… Belediye başkanı seçileceksin…
Atatürk’ün kurduğu partinin imkanlarıyla siyaset yapıp makam sahibi olacaksın…
Sonra dönüp aynı partide kalanları “ihanet” ile suçlayacaksın!
Üstelik yeni kurduğun siyasi oluşumla vatandaşın da peşinden geleceğini düşüneceksin.
Siyasette bazen insanın aynaya bakması gerekiyor.
Çünkü “Dün neydim, bugün ne oldum?” sorusunun cevabı, seçim sandığından önce insanın karşısına çıkabiliyor.

Hasan Ali Yücel Meydanı’ndaki görüntüler ise Yeni Parti açısından üzerinde düşünülmesi gereken başka bir tablo ortaya koydu.
Beklenen büyük coşku yerine, daha sınırlı bir kalabalık ve zaman zaman cılız kalan alkışlar dikkat çekti.
Meydanı dolduranların önemli bir bölümü ise adeta “Bir bakalım, ne oluyor?” merakıyla programı takip etti.
Kısacası Tekirdağlılar bağırmadı… Çağırmadı… Kendini paralamadı…
Daha çok seyretti!
Siyasette kalabalık her şey değildir.
Ama özellikle yeni kurulmuş ve iddiasını yüksek sesle ortaya koyan bir siyasi hareket için meydandaki görüntü, hiç şüphesiz önemli bir siyasi göstergedir.
Tekirdağ’da beklenen siyasi rüzgarın esmemesi, Yeni Parti açısından seçim sandığı öncesinde ciddi şekilde okunması gereken bir tablo oluşturdu.
Çünkü meydanda umut yerine merak, coşku yerine temkin, büyük siyasi dalga yerine küçük bir siyasi kıpırdanma vardı.

Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen belediye başkanlarına rozet takılması oldu.
Özgür Özel tarafından;
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer,
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar,
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt,
Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var
ve Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk adına parti rozetleri takıldı.
Nergiz Karaağaçlı Öztürk ise Malkara’daki programı nedeniyle törene katılamadı.
Rozetler takıldı. Fotoğraflar çekildi. Kürsüden mesajlar verildi.
Ve herkesin yüzünde büyük bir siyasi zafer kazanılmış havası…
Ama asıl soru şu:
Rozet takmak seçmeni de beraberinde getiriyor mu?
İşte bunun cevabını rozetler değil, sandık verecek.

CHP’den ayrılan belediye başkanlarının Yeni Parti’ye geçmesi, siyasette yeni bir sayfa açıldığı iddiasını beraberinde getiriyor.
Fakat vatandaşın aklındaki soru oldukça basit:
Yeni olan ne?
Kadrolar büyük ölçüde tanıdık… İsimler tanıdık… Siyasetçiler tanıdık… Belediye başkanları tanıdık…
Peki değişen ne?
Sadece tabela ve rozet mi?
Yeni Parti kadrolarının önünde büyük hedefler olduğu açık.
Milletvekilliğinden belediye başkanlığına, iktidar karşısında güçlü muhalefet olmaktan Türkiye’nin geleceğinde belirleyici aktör olmaya kadar uzanan büyük siyasi hayaller kuruluyor.
Ancak siyasetin acı bir gerçeği vardır:
Hayal kurmak kolaydır, seçmeni ikna etmek zordur.
Meydandaki kalabalığı büyütmek ise rozet takmaktan biraz daha zahmetlidir.
CHP’den ayrılışların tabanda nasıl karşılık bulacağı henüz belli değil.
Çünkü bir partiden ayrılmak başka, seçmeni de beraberinde götürmek başka…
Bir siyasi hareketin tabelasını değiştirmek kolaydır.
Ama seçmenin zihnindeki adresi değiştirmek o kadar kolay değildir.
Tekirdağ’daki görüntüler de şimdilik Yeni Parti açısından “bekle-gör” havasının hakim olduğunu gösterdi.
Yürüyüş sırasında atılan “Hain Kemal” sloganları ise siyasi nezaket açısından ayrıca tartışılması gereken bir başlık olarak kayıtlara geçti.
Siyasi rakiplik başka…
Siyasi geçmişi birlikte paylaşmış insanları hedef almak başka…
Dün aynı siyasi çatı altında omuz omuza yürüyenlerin bugün birbirlerini ağır ifadelerle suçlaması, Türk siyasetinin artık klasikleşen “dün dündür, bugün bugündür” manzaralarından birini daha ortaya koydu.
Üstelik sloganın bir süre sonra susturulması da ayrı bir ironi oluşturdu.
Anlaşılan o ki bazı sloganların siyasi heyecanı fazla kaçtı!
İşte bütün mesele burada.
Yeni Parti gerçekten Tekirdağ’da güçlü bir siyasi karşılık bulabilecek mi?
CHP’den kopan belediye başkanları kendi seçmenlerini de yeni oluşuma taşıyabilecek mi?
Tekirdağlı seçmen bu siyasi değişime “Evet” diyecek mi?
Yoksa bütün bu rozet törenleri, alkışlar ve sloganlar birkaç ay sonra siyasi arşivlerde kalacak birer fotoğraftan mı ibaret olacak?
Siyasetin en güzel tarafı şudur: Meydan ne kadar kalabalık olursa olsun… Slogan ne kadar yüksek çıkarsa çıksın… Rozet ne kadar parlak olursa olsun…
Son sözü sandık söyler.
Tekirdağ’da bugün görünen tablo, Yeni Parti açısından henüz büyük bir siyasi dalganın oluşmadığını gösteriyor.
Ama siyaset uzun bir maraton.
Belki bugün sessiz olan meydan yarın konuşur.
Belki bugün takılan rozetler yarın büyük bir siyasi hareketin sembolü olur.
Belki de bütün bu hikâye, siyasetin “büyük umutlarla başlayıp sandıkta hesaplaşma” klasöründeki yerini alır.
Şimdilik görünen şu:
Özgür Özel Tekirdağ’da yürüdü…
Rozetleri taktı…
Sloganları dinledi…
Bir kısmını susturdu…
Ve gitti.
Şimdi sıra Tekirdağlı seçmende.
Bakalım Özgür Özel Tekirdağ’dan ne götürdü, Tekirdağ Yeni Parti’den ne aldı?
Cevabı hep birlikte sandıkta göreceğiz.
Lambadaki Cin Nijat Ayvaz
GÜNDEM
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
3 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
6 gün önceGENEL
6 gün önceGENEL
8 gün önce