FARKINDALIĞIN YALNIZLIĞI
Bayram, sadece takvimdeki bir gün değildir. İnsanın içindeki iyiliği hatırladığı zamandır. Kalbinizin yorulmadığı, vicdanınızın susmadığı, umudunuzun eksilmediği bayramlara… Hayırlı bayramlar.
Bazı insanlar dünyayı olduğu gibi görmez.
Çünkü bir noktadan sonra dünya, göründüğü gibi değildir.
Çok şey gören insanın gözleri değişir önce.
Sonra sessizliği.
Bir bakarsın, herkes konuşurken sen susmaya başlamışsındır.
Çünkü artık kelimelerin değil, niyetlerin sesini duyuyorsundur.
YÜZEYİN ALTINDAKİ GERÇEK
Hayat çoğu insan için bir sahnedir.
Roller ezberlenmiş, cümleler hazır, tebessümler ölçülüdür.
Ama bir gün perde aralanır.
İnsanların özgüven sandığın şeylerinin korkudan ibaret olduğunu,
samimiyet sandığın ilişkilerin çıkar dengesiyle ayakta durduğunu,
kalabalıkların çoğu zaman düşünmeden yön değiştiren bir sürü gibi hareket ettiğini fark edersin.
İşte o an dönüş yoktur.
Artık hiçbir şey eskisi kadar basit değildir.
FAZLA DÜŞÜNEN İNSAN DAMGASI
Gerçeği gördüğünde ilk tepki inkâr olur.
Ama senin değil, onların inkârı…
“Çok düşünüyorsun.” derler.
“Abartıyorsun.” derler.
“Herkes böyle zaten.” diyerek gerçeği sıradanlaştırmaya çalışırlar.
Çünkü sorgulayan biri, düzenin konforunu bozar.
Ve sen anlarsın:
Bazı insanlar gerçeği duymak istemez, sadece huzurlu bir yanılsama ister.
SUSKUNLUĞUN BAŞLADIĞI YER
Sonra konuşmayı azaltırsın.
Tartışmaktan değil, yorulmaktan.
Anlatamamaktan değil, anlaşılmamaktan.
Gözlemci olursun.
Kalabalığın içinde ama kalabalığa ait olmadan yürürsün.
Bu bir üstünlük değildir.
Bu, fark edişin getirdiği mesafedir.
AİT OLAMAMANIN GERÇEĞİ
Farkındalık insanı yükseltmez; ayırır.
Çünkü gördüklerini görmezden gelemezsin artık.
Uyum sağlamak için kendini küçültemezsin.
Sessiz kalmak bazen huzur değil, karakter olur.
Ve anlarsın ki ait olamamak bir eksiklik değil;
yanlış yerlere ait olmamayı seçmektir.
BERRAKLIĞIN BEDELİ
Farkındalık bir ödül değildir.
Bir bedeldir.
Kalabalığı kaybedersin.
Ama kendini bulursun.
Daha az insanla konuşur,
ama daha gerçek ilişkiler kurarsın.
Çünkü artık biliyorsundur:
İnsanın değeri, çevresinin kalabalığıyla değil, ruhunun temizliğiyle ölçülür.
İNSANA DAİR SON DİLEK
Dileğim odur ki yollarımız;
Bilgiyi kibir değil bilgelik yapan,
gücü baskı değil merhamet olarak taşıyan,
doğruluğu çıkar için eğmeyen,
haysiyetini kalabalığa satmayan insanlarla kesişsin.
Eğitimli, merhametli, iyi, dürüst, erdemli ve ahlaklı insanlarla…
Çünkü dünya hâlâ onların omuzlarında ayakta duruyor.
VE BAYRAM…
Bayram, sadece takvimdeki bir gün değildir.
İnsanın içindeki iyiliği hatırladığı zamandır.
Kalbinizin yorulmadığı,
vicdanınızın susmadığı,
umudunuzun eksilmediği bayramlara…
Hayırlı bayramlar.
— Lambadaki Cin Nijat Ayvaz